Samet Demirel
- 6 Mar
- 2 dakikada okunur

Modellik senin için bir “meslek” mi yoksa bir ifade biçimi mi?
Aslında her ikisi de. Modellik hep istediğim bir şeydi fakat doğru zaman ve uygun ortam uzun süre yoktu. Sektöre adım attığımda ise kendime şu soruyu sordum: “Buraya ait miyim?”
Zamanla bu alanda kendimi daha iyi ifade edebildiğimi, potansiyelimi daha görünür kılabildiğimi fark ettim. İçimde hep bir his vardı ama bunun hangi formda ortaya çıkacağını bilmiyordum. Modellik, o muammayı zamanla netleştiren bir alan oldu. Ve zaman geçtikçe onu gerçekten sevdiğimi anladım.
Bu yola ilk adımı attığın anı hatırlıyor musun? Seni tetikleyen neydi?
Aslında kötü bir deneyimle başladım. Ancak o deneyim beni çok hızlı bir şekilde doğru kanallara yönlendirdi. Bir fotoğrafçı aracılığıyla ajansım beni gördü ve bu şekilde keşfedildim. Bazen olumsuz başlayan süreçler, doğru kapıları açabiliyor.
Bu iş sana kendinle ilgili hiç beklemediğin bir şeyi öğretti mi?
Ben oldukça hayalperest biriyim; her şeyi A’dan Z’ye planlarım. Şu an gastronomi eğitimi alıyorum, aynı zamanda turizmle çift anadal yapıyorum ve modellik kariyerimi sürdürüyorum.
Bu alanda kendimi daha özgüvenli ifade edebileceğimi düşündüm ve buradan ilerlemeye başladım. Ancak sektör bana beklentilerimi yönetmeyi ve reddedilmeyi kabullenmeyi öğretti.
Hiçbir alan göründüğü kadar “lay lay lom” değil. Hepsi ciddi emek istiyor. Bir gün bir etkinlikte yemek yaparken, ertesi gün bir çekimde kamera karşısında olabiliyorum. Çok yönlü olmayı ve disiplinli kalmayı öğrendim.
Fotoğraflarında güçlü bir atmosfer var. Kamera karşısında kendini mi oynuyorsun, yoksa bir karakter mi yaratıyorsun?
Kamera karşısında özgüvenli tarafım kesinlikle benim. “Buradayım ve bunu yapıyorum.” dediğim bir alan var. Ancak her çekimin ruhu farklı. Markanın moodboard’una ve yaratmak istediği atmosfere göre bir karakter inşa ediyorum. Yansıtılmak istenen ruh hâline bürünüyorum. Bu farklı kimliklere geçiş yapabilme deneyimi beni besliyor. Sürekli yalnızca “kendin” olmak bazen yeterince yaratıcı ya da tatmin edici olmayabiliyor.
Dışarıdan bakıldığında modellik oldukça “ışıltılı” görünüyor. İşin en zor tarafı sence ne?
Bu sektörde seni gerçekten dibe çektiğini hissettiğin bir an oldu mu? Bugün o ana baktığında ne görüyorsun?
Zaman zaman sektörde tek tip yüzlerin ve benzer profillerin tekrar tekrar tercih edildiğini görmek zorlayıcı olabiliyor. Farklılıkların yeterince alan bulamadığını düşündüğüm anlar oldu.
Bugün geriye baktığımda ise bunun da sektörün dinamiklerinden biri olduğunu görüyorum. Önemli olan kendi çizgini koruyabilmek.
Eğer bu sektöre ilk başladığın hâline bir cümle söyleme şansın olsaydı, ne derdin?
“Her zaman elinden gelenin en iyisini yaptığını hatırla. Düzenli uyu. Ve reddedilmeye alış.”



Yorumlar