top of page

Rally

  • 17 Nis
  • 4 dakikada okunur

"Tenis. Hız. Stil." mottosuyla yola çıkıyorsunuz. Bu üçlemenin bir araya geliş hikayesi nasıl başladı? Rally’yi sadece bir spor giyim markasından ayıran "o" karakteristik stil farkı nedir?

 

Rally ismi benim için çok anlamlı.Hıza çok tutkuluyum.Araba kullanırken,at sürerken hızı kontrol etmek bana çok iyi hissettiriyor.Birbirine çok yabancı gibi gözükse de  tenis oynarken de aynı hissi yaşıyorum. Arka arkaya gelen toplar hızlanan oyunda doğru anı yakalamak ,ritim yükseldiğinde düşüncenin geri çekilmesi ve kontrolün reflekslere geçmesi….Bu şekilde topun rakipler arasında gidip gelmesine rally diyoruz ,aynı ismi arazide yapılan araba yarışları da taşıyor. Bu iki alanın ortak terimleri olduğu için Rally ismini seçtim. Bu hissi yaşamaktan daha güzel bir şey varsa, o da yaşarken şık olmaktır. Rally,Hız,Stil mottomuz da buradan geliyor.

 

Görsellerinizde ve tasarımlarınızda çok net bir editoryal duruş var. Rally’nin estetik dünyasını kurgularken hangi dönemlerden,şehirlerden veya ikonik figürlerden ilham alıyorsunuz?

 

 Bence zaten her spor branşının bir arketipi var.Tenisin bir arketipi olsa; Her zaman şık yaşlı bir adam sabah türk kahvesini yudumlar purosunu içerek klüpte tenis maçını izlerdi. Ve bence kesin klasik bir Porsche Carrera 911 arabası olurdu. Zevkin lüksten önde geldiğini bilen bilge biri derdim tenis için. Tasarımlarımız da bu arketipe paralel olarak ilerliyor. Şehir olarak Wimbledon’dan aklıma geldiği için İngiltere diyeceğim.

 

Spor giyimde son yıllarda yükselen "Athleisure" ve "OldMoney" akımlarının Rally’nin DNA’sındaki karşılığı nedir?

 

Tenis geçmişi gereği zaten vintage dokusuna sahip bir branş, bunu turnuva ortamında veya tenis oynayanların stilinden görebilirsiniz. Şuan çok ulaşılabilir olsa da eskiden tenis burjuva kesimine hitap eden bir alanmış. Haliyle bugün 60 yaşında tenis oynayan büyüklerimizin kendisi ‘’old money’’in öncüleri zaten.Ve gerçek bir ‘’old money’’ ile derinlemesine konuşma fırsatı bulursanız bunun bugün olduğu gibi yalnızca bir stil değil altı dolu bir entellektüel birikim gerektirdiğini fark edersiniz.Bu insanlar ürünü belli bir vibe için değil kaliteli,uzun ömürlü ve amacını en zahmetsiz gerçekleştirecek ürünleri tercih ederler. Bizim old money konseptiyle paralel gittiğimiz nokta burası.

 

 4.Instagram öne çıkanlarınızda "Handmade" vurgusu dikkat çekiyor. Seri üretim çağında el işçiliğini bir spor markasına entegre etmenin zorlukları ve markaya kattığı değer üzerine neler

söyleyebilirsiniz?

 

 Seri üretimin hız ve maliyet avantajına rağmen, el işçiliğini sürece dahil etmek doğal olarak daha fazla zaman, daha fazla özen ve daha kontrollü bir üretim gerektiriyor. En kritik konu, her ürünün aynı kalite çizgisinde kalmasını sağlamak. Çünkü el işçiliği doğası gereği küçük farklılıkları oluyor. Ben bunu bir dezavantajdan çok, ürünün karakteri olarak görüyorum; yine de belirli bir kalite standardını korumak gerekiyor.Her ürünün bir emeği ve hissi olması daha anlamlı geliyor bana. Hem daha bilinçli tüketimi de destekliyor. Hızlı moda yerine, uzun süre giyilebilecek, karakteri olan parçalar üretmek durduğumuz yeri daha değerli kılıyor.

 

Tasarımlarınızda teknik performans ile günlük şıklık arasındakidengeyi nasıl kuruyorsunuz? Bir tenis kortundan çıkıp akşam yemeğine devam edilebilecek o "zahmetsiz" geçişi nasıl

tasarlıyorsunuz?

 

Tenis oyuncusu olarak elimizden gelen tüm performansı göstermek için saatlerce çalışırız, motivasyon,dayanıklılık ve  özgüven bu çabayı sunmak için çok gerekli araçlar çünkü kortta her zaman işler iyi gitmez.Korta girip rakibinle tanıştığında ikinizin de birazdan bir psikolojik savaş vereceğini bilirsin.Onun tavrı,oyununa olan güveni ve kıyafeti bana çok şey anlatır.Oyununun kalitesi tabii ki çok önemli ama şık bir oyuncuyu kolay deviremezsiniz. Çünkü güzel görünüyorsam moralim kolay bozulmayacaktır.Maçtan sonra veya önce de hadi bişeyler içelim,tanışalım evresi için bir kıyafet molası vermek şart olmamalı.Estetik kaygımız buradan geliyor. Aynı zamanda içinde de konforlu hareket edebilmek ve terlediğinde rahatsız olmayacağımız kumaşları seçebilmek için bizzat deneyimlediğim bir süreç oldu. 

 

 

Tenis, doğası gereği hem çok disiplinli hem de çok zarif bir spor. Rally’nin hedeflediği topluluk profilini nasıl tanımlarsınız?

 

Aslında Türkiye’de herkesin birbirini tanıdığı bir tenis camiası var. Federasyon turnuvalarında tenis oynamak için toplaşılır ve zamanla her turnuvada tanıdık yüzler görmeye başlarsınız. Bu samimiyeti çok seviyorum. Stresli bir maç oynarken bir anda izleyen tanıdık yüzler ve destekleyici tavırlarını görürüm. Akşam olup tüm maçlar bitince herkes toplaşır ve maçların kritiğini yaparlar tebrikler edilir,eleştiriler yapılır.Bazen tanımadığım birisi gelip ‘’ ilk kortta maç yapan kız sen miydin ‘’ der ve tanışıp maçımı değerlendiririz. Ben buraya bakınca aynı amaç için toplanmış,bu amacın stresini ve zorluğunu bilen ve günün sonunda aslolanın keyif almak olduğunu birbirine hatırlatan nazik insanlar görüyorum. Rally bu insanların içinde gelişti ve onlardan ilham aldı.Daha büyük bir aile olabilmemiz için de araç olarak kullanabileceğimizi düşünüyorum.

 

"26’New" gibi başlıklarla yeni sezona dair ipuçlarıveriyorsunuz. Yakın gelecekte Rally’den sadece tekstil değil,farklı yaşam tarzı disiplinlerinde (aksesuar, etkinlikler vb.) yeni sürprizler görecek miyiz?

 

Rally tenis topluluğunu tanıtıp kendini ait hissedenleri buluşturan bir çatı.Ben kendimi ait hissettiğim şeylerin itemlerini taşımak isterim. Bu elbise olabilir, şapka olabilir takı olabilir… Çok yeni bir marka ve topluluğuz bizi anlatan yeni ürünler tabiki eklenecek ama tenis ekipmanları çok kalabalık bir alan, spora olan ilgi arttıkça da çeşitlenmeye devam ediyor.Ne kadar detaylandırabileceğimizi zamanla göreceğiz, şuan tekstil kısmında koleksiyonumuzda çıkmayan parçalar var ve onları da çok yakında sunacağız.

 

Rally’yi üç kelimeyle tanımlamanız gerekseydi, bu kelimeler ne olurdu?

 

Tenis, Hız ve Stil

 

İsminizdeki evrensel tını ve tasarımlarınızdaki global estetik dil dikkat çekici. Rally'nin Türkiye merkezli bir marka olarak yerel üretim gücünü dünya moda sahnesindeki bu yüksek standartlarla nasıl birleştiriyorsunuz? Markanın gelecek vizyonunda global bir genişleme planı nerede duruyor?

 

Türkiye’nin tekstil konusundaki altyapısı, kaliteli kumaşa erişim ve zanaatçı kabiliyeti; global ölçekte rekabet edebilecek bir standartta zaten. Biz de bunu, daha zamansız ve evrensel bir estetik dil ile birleştiriyoruz. Yani tasarım tarafında trend odaklı değil, daha sade, güçlü ve her yerde karşılık bulabilecek bir duruş hedefliyoruz.Tenis branşının da evrensel oluşu bu amacımızda bize yardımcı oluyor.Rally’nin  kalbi Türkiye’de atıyor ama dili dünyaya hitap ediyor. Global genişleme bizim için bir “sonraki adım” değil, zaten sürecin içinde olan bir hedef.

 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page