top of page

Bade

  • 8 Nis
  • 4 dakikada okunur

 


Müziğini ilk kez keşfeden biri için: “Bade”yi üç kelimeyle nasıl tanımlarsın?


Açıkçası kendi müziğimi tanımlamak çok zor geliyor ama kırılganlıkta güç bulan ve sınırları büken bir müzikal dünyam var diyebilirim belki.

 

Sahnede gördüğümüz persona ile özel hayatındaki Bade arasında en büyük fark ne?


Aslında sahnede başka bir persona ortaya koyuyorum diyemem ama günlük hayatımda olduğundan çok daha fazla anın büyüsüne kapılabiliyorum sahnedeyken.

 

Sanatçı kimliğinin oluşumunda kırılma noktası neydi?


Tek bir kırılma noktam olmadı. Daha çok kelebek etkisi yaratan insanlar, şehirler ve benim zamanla şekillenen dünya görüşüm kimliğimi oluşturdu galiba. Türkiye ve Amerika arası geçirdiğim git gelli yıllar, Amerika’da sahne aldığım meyhanede geçen zamanlar, uzun süre göçebe yaşamanın getirdiği köksüzlük hissi ve aidiyet arayışı… Tüm bunların birleşimi galiba beni ben yapan şey.

 

“300 texts” ismi çok kişisel bir çağrışım yapıyor. Bu projenin çıkış hikâyesi ne?


Bir ilişkinin başlarında kendimle çeliştiğim bir süreç yaşadım. Tamamen güvenip teslim olmak ve diken üstünde yürümek arasında sıkışıp kalmıştım. Gece yarısı yaşadığımız bir tartışma üzerine sevgilim bana sinirlenip telefonunu kapattı… Ben de bunun üstüne kendimi üç yüze yakın mesaj ve sesli not bırakırken buldum. Her ne kadar kendimi frenlemeye çalışsam da ne kadar bağlandığımı, duvarlarımın yıkıldığını, ezberimin bozulduğunu fark ettim. İş işten geçmişti yani… Bu duyguların üstüne yazdım şarkıyı.


Bu projede seni en çok zorlayan ve en çok özgürleştiren şey ne oldu?


En çok zorlayan kısım şarkının prodüksiyonunu hayal ettiğimiz haline getirmekte oldu. Ben kendimi sürecin içinde biraz kaybettim ama neyse ki Ozan (Kınasakal) gibi sabırlı ve beni anlayan bir prodüktörüm var. Vokal armonileri ve katmanları oluşturmak boş bir kanvasa resim yapmak gibi özgürleştirici hissettiriyor bana hep, bu şarkı için de öyle oldu kesinlikle.

 

Dinleyicinin bu projeden tek bir duygu almasını istesen, bu ne olurdu?


Kalbinizi dolup taşıran birine kendinizi bırakmanın verdiği hafif iç ürpertici ama heyecan dolu hissi yaşayın isterim. Soğuk bir denize balıklama atlamak gibi.

 

Bir şarkı senin için nasıl başlar: bir cümle, bir melodi yoksa bir duygu mu?


Bir beat veya akor diziliminin yarattığı duyguyla başlayabilir. Bazen de kağıda dökmek istediğim spesifik bir duygu varsa onun üstüne söz yazmamla başlayabiliyor.

 

Yazarken kendine sansür uyguladığın oluyor mu? Yoksa tamamen filtresiz misin?


Sansür olmuyor ama bir duyguyu veya hikayeyi anlatmanın bin bir çeşit ihtimali içinde kaybolabiliyorum bazen ve kendiliğinden akan fikirleri göz ardı edebiliyorum…

 

Stüdyoda “tamam, bu oldu” dediğin anı nasıl anlıyorsun?


Galiba hiçbir zaman bu kadar emin konuşamıyorum ama geri dönüp dinlediğimde iyi hissettiriyorsa, arkama yaslanıp rahatça dinleyebiliyorsam o zaman yeterince tatmin olmuş oluyorum genelde.

 

Türkçe ve İngilizce yazarken duygularını ifade etme biçimin değişiyor mu?


Kesinlikle. İngilizce’de daha konuşur veya sohbet eder gibi yazıyorum bence. Türkçe yazdığım sözler ise hep daha edebi oluyor diye düşünüyorum. İkisinin birleşimini bu yüzden de çok seviyorum bana farklı bir oyun alanı tanıyor.

 

Görsel dünyan (kapaklar, renkler, styling) müziğinle çok uyumlu. Bu estetiği nasıl kuruyorsun?


Teşekkür ederim… İlk şarkımdan beri görsel dünyamı beraber inşaa ettiğimiz canım arkadaşım Mert Yemenicioğlu’nun bu konudaki emeği çok büyük. Ben hep ona bir hikayeyle veya duyguyla gidiyorum, oturup üstüne uzun uzun konuşuyoruz. Bende çağrıştırdığı dünyanın üstüne onda neler çağrıştırdığını dinlemek her zaman ufkumu açıyor. Sonrasında da çalışma şansı bulduğum birbirinden yetenekli insanlarla bir araya geliyoruz ve her şey kocaman bir ekibin aynı pencereden bakabilmesiyle ortaya çıkıyor bence.

 

Sosyal medyada güçlü bir estetik kuruyorsun. “Sanatçı” ve “content creator” tarafını nasıl dengeliyorsun?


Content creator diyebilir miyim kendime bilmiyorum açıkçası. Müziğimle bağ kuran ve kurabilecek insanları kendi dünyama olabildiğince davet etmeye çalışıyorum. Buna müzik içeriği de dahil, hayatımdan başka anlar paylaşmak da. Bana samimi ve içten gelen, keyif aldığım bir şekilde sürdürmeye çalışıyorum sosyal medyayla olan ilişkimi.

 

Viral olmak mı, kalıcı olmak mı? Senin için hangisi daha önemli?


İkisinden birini seçemem sanırım. Hayatıma yön veren duygu, bu dünyada herhangi bir zaman diliminde uzun veya kısa süreli, etkisi büyük veya küçük, insanlara bir şeyler hissettirebilmek. Birdenbire gelişen, beraberinde yoğun bir ilgiyi getiren virallik de, insanların hayatlarında müziğim aracılığıyla kalıcı bir köşem olması da çok değerli ve önemli olur sanırım.

 

En savunmasız hissettiğin şarkın hangisi ve neden?


Henüz çıkmadı ama yakında çıkacak olan EP’mdeki “divaneyim” şarkım.

 

Seni müzikal olarak en çok besleyen sanatçılar veya dönemler hangileri?


Rosalia’nın vizyonundan ve müzisyenliğinden hep çok besleniyorum. Sezen Aksu’nun şairaneliğinden her zaman ilham alıyorum. Çeşitli dönemlerden ve sanatçılardan farklı farklı besleniyorum ama 2000’ler Pop/R&B içime işlemiş galiba. Bir de bu aralar Doğu Anadolu türküleri dinliyorum bolca.

 

İlhamın tükendiğinde kendini yeniden nasıl besliyorsun?


Tıkandığım dönemlerde yer değiştirmek veya rutinimi bozmak her zaman besliyor beni.

 

2 yıl sonra “Bade”yi nerede görmek istiyorsun?


İlk albümümü çıkarmış olarak görmek istiyorum. Şarkılarım dünyanın farklı yerlerinden insanları buluştursun, hep bir ağızdan konserlerde söyleyelim diye hayal kuruyorum.

 

Uluslararası sahne senin için bir hedef mi, yoksa doğal bir süreç mi?


Doğal bir süreç kesinlikle. Tabii koyduğum hedefler var kendi adıma ama müziğimle kim bağ kuruyorsa kuruyor. Bir noktadan sonra çok da strateji geliştirerek olacak bir konu değil bence. Günün sonunda ben müziğin evrenselliğinden besleniyorum ve aynı frekanstaki insanlarla buluşmanın hayalini kuruyorum ama bir hedef uğruna müzik üretmiyorum.

 

Hayalindeki iş birliği (collab) kimle olurdu?


Rosalia‘yla stüdyoda bulunmak çok büyüleyici olurdu bence.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page